BajaBolu etapları inanılmaz güzeldi. İlk gün geniş ralli etapları gibiydi. Yoldan kopacak yerler de vardı. Bu yarışta Harun Deynek ile ilk kez yarıştık. Eski kopilotum Arda Şenay’ın yeni işinden dolayı böyle bir değişiklik yapmak zorunda kaldık. Harun, Kenan Özsoy ile yarışıyordu, ama birkaç aydır yarışmadığı için Bolu ve Düzce yarışlarında beraber yarışacağız. Önümüzdeki seneye ise bakacağız.
Bolu’nun Prologe etabında bir alışma sürecimiz oldu. Birkaç ufak hata yaptık. Bu yüzden sıralama etabını 3’ncü zamanla bitirdik. İlk gün, inanılmaz güzel etaplardı. Harun ile de uyum sağlayınca ilk günün her iki etabında da en iyi zamanları yaptık ve ikinci güne lider başladık.
İkinci gün İsrafil ile çekişiyorduk. Çok fazla risk almamaya çalıştık. İsrafil de risk almadı. Aramızda ufak farklar vardı. İsrafil’in bir cezası vardı. Biraz da buna güvenerek tempoyu arttırmadım. Sonradan öğrendim ki bu cezası iptal olmuş. Bu durumda İsrafil 1,5 dakika ile önümde bitirdi. Ama biz, İsrafil ile aynı takımdayız, kimin birinci olduğu çok da önemli değil.
Bolu gerçekten mükemmeldi, organizasyon olarak diyebilirim ki, Bolu, çok güzel organizasyon yaptı. Rahmetli Burhan Turhan Başkan aklımıza geldikçe tüylerimiz diken diken oldu. İkinci günün etaplarında O’nun köyünden geçtik. Etap heyecanıyla da olsa yarış esnasında bir fatiha okumadan geçmedim. Bu arada benim, Antalya’dan kalma bel kaynaklı sorunlarım vardı. Üç haftalık yoğun bir fizik tedavi sonrası Bolu’ya gelebildim. Bunun da bir stresi vardı.
İkinci gün amortisör ayarlarında birkaç değişiklik yaptım. Bununla ilgili neler yapabileceğimi açıkçası merak ediyorum. Belki Düzce için de birkaç değişiklik yapacağım. Şampiyonadaki yerlerimiz hemen hemen belli oldu gibi, buna göre devam edeceğiz.
Bolu’da etapların zeminlerinde yer yer çakıllı bölümler vardı ama daha önce gösterdikleri gibi kar yoktu. Kasım ayı ortasında Bolu’da altmış km etaplarda toplasanız beşyüz metre çamur yoktu. Ben çamurda biraz daha iyi gidebiliyorum ve eğer çamur olsaydı biraz daha üzerine koyabilirdik. Baja Düzce aralık ayı sonlarında, belki kar da bekleniyor ama Düzce, bana şanssız geliyor.
Bolu’da aklımda ne kaldı; bir, her km’sinde rahmetliyi aklımızdan hiç çıkarmadık. Bol bol rahmet ve fatihalarımızı gönderdik. İki, mükemmel etaplardı. Üç; gerçekten kusursuza yakın bir organizasyon oldu. Direktöründen hakemlerine samimi, içten, çok yakın, çok iyi niyetli, her şekilde yarışmacıya yardımcı olan güler yüzlü insanlar kaldı aklımda.
Bolu’da da yine İsrafil ile çekiştik. Diren’i de bekliyordum. Yağız’ın yurt dışı eğitiminden dolayı planlamalarında aksaklıklar oldu. Yağız, Diren, İsrafil ve ben, dörtlü rekabete alışmıştık. Yağız da olsaydı daha tatlı bir rekabet olurdu. Yağız’ın olmaması, Diren’in erken havlu atması, İsrafil ile beni yanlış bıraktı. Düzce ile ilgili plan yapamıyorum. Düzce’den korkuyorum.
Bu sezon biraz garip oldu. Yarışlar son iki aya sıkıştı. İş yoğunluğumdan dolayı ilk yarış olan Çanakkale’ye de giremedim ve ciddi bir puan kaçırdım. Ki, Çanakkale’yi diğer yarışlardan ayrı tutmak lazım. FIA yarışı olarak biraz farklıydı. Çanakkale’de olmamak benim için biraz dezavantaj oldu. Önümüzdeki sezon yurt dışında birkaç yarış daha yapmak istiyorum. Ama önce bu sezonu kazasız belasız bitirelim.
Sezonu İsrafil bir, ben ikinci olarak bitireceğiz gibi ama şampiyonluk için gitti diyemeyiz ve hala kupanın bir ucundan tutuyorum. Düzce’den ise çok umutlu değilim ama belli de olmaz belki şeytanın bacağını bırarız. Düzce’de şeytanın bacağını kırmak istiyoruz. |27 Kasım 2025 : 07.00








Bir yanıt bırakın