BajaBolu’da etaplar ve yarış açısından baktığımda çok pozitif, çok mutlu, hatta süper hazırlanmış etaplar gördüm. Bolu, her zaman favorilerimizden, çok güzel ve çok hızlı etaplar hazırlıyorlar. Önceki yıllara göre aynı ama çok güzel etaplardı. Çok süratli, 70 km’yi bir saatin altında bitirdiğimiz, ortalaması çok yüksek, adrenalinin de keyif dolu olduğu etaplardı. Mutlu olduk, çok zevk aldık. Bolu, hakikaten bu işi biliyor.
Baja’daki 16’lık düşük startın sebebini biz de bilmiyoruz. Bu sene başından beri insanların psikolojisi farklı. Yarışı mı duymadılar, yoksa yeni yarışçılar mı gelmiyor? Sebebini bilemediğim gibi, bunu biraz da federasyonun düşünmesi lazım. Ne gibi teşvikler yapılmalı, sporcu sayısı nasıl çoğalmalı? Unutmayalım ki, Türkiye’de varsa yoksa futbol, motor sporları hem maliyetli hem de zor bir spor. Bu noktada biraz daha fazla teşvikler bekliyoruz. Ne kadar çok sporcu olursa o kadar iyi olur.
Biz, Bolu’ya yine 1’nci olmak için gittik. Her zaman kafaya oynayan bir ekibiz. En az kendim kadar sevindiğim ve de sevdiğim, Yağız Birinci, yıllardır alışa geldiğimiz X3 sevdasından kendisini kurtarıp yeni Maverick R’a geçti. Bu yarışta da bazı şanssızlıkların bacağını kırdı diyelim. Çok da mutlu oldum, bu işe gönül vermiş aşkla, şevkle, aktif olarak bu işi iyi yıllardır yapan genç bir insanın mekanik arızalardan yarış dışı kalması veya derece yapamaması bizi çok üzüyordu. Babası Erkan, bizim abimiz, Yağız da bizim kardeşimiz gibi, çok da severiz. Yarış biter bitmez gidip kucakladım, yani o kadar mutlu oldum, kazandığı için. Kendim birinci olsaydım, belki bu kadar mutlu olabilirdim.
Benim normalde kopilotum Arda Şenay’ın düğün organizasyonları vardı. Geçen sene birkaç yarışta da Harun Deynek ile yarışmıştım. Kenan, Bolu’da yarışa girmeyip te Harun da boşa düşünce, b yarış için kendisi ile anlaştık. Alışık ve tanıdık olduğu için Harun ile yarışmanın daha mantıklı olacağını düşündüm. Harun da bu işe gönlünü vermiş biri, Denizli’de de offroad kulüp başkanı. Bu işi de iyi bilen bir arkadaşımız. Üstelik, daha önce birkaç kez test ettiğimiz için lisanımızı da daha iyi biliyoruz. Yağız, Bolu’da aramızdaki farkı açmıştı ama son etapta biraz daha gazladım ve Yağız’ın önünde en iyi zamanı yaparak farkı biraz geri aldım.
Bu arada bazı hak etmediğimiz olaylarla karşı karşıya kaldık. Kural hatası olarak değil, çünkü ben kuralları çok iyi bilmem. Mekanik te çok iyi bilmem, çıkar arabamı kullanırım ama maddedeki bir boşluktan faydalanan bazı arkadaşlar farklı pilot-kopilot seçimlerine geçtiler. Dost bildiğimiz insanlar bazı hareketler yapınca gönlümüz kırıldı. Gönlümüz kırılınca da buna istinaden kimseye bir laf söylemeden, protesto etmeden sadece ödül töreni sırasında Ulu Önder Atatürk’ün veciz bir sözünü kullandık. İnşallah bazı arkadaşlar bundan ders almıştır. Almıştır ki, farkına varıp benim duyduğum kadarıyla etrafa özür telefonları açmışlar.
Çok da önemli değil, onlar da bizim kardeşimiz, onlar da dostumuz. Yaşananlara çok girmek istemiyorum, olmaması gereken bir şeyler oldu, olabilir, yarış heyecanında olabilir böyle şeyler. İnsanlar gaza gelmiştir, nitekim Ankaralı arkadaşımız aradı bizi ve bazı şeylerin farklı olduğunu anlattı. O da kardeşimizdir, kendisi ile hiçbir derdimiz yok ve her zaman gönül gönüle verir, destekler ve devam ederiz. Kurallarda böyle bir konu varmış, biz de yeni öğrendik. Bu arada prologe etabı ile ilgili konuda maddenin o kısmını tutturamamışlar diyelim. Tutan maddeyi becermişler, tutmayan maddeyi becerememişler.
Federasyona gerekli itirazlarımızı yaptık, değerlendirildi ve bize gerekli açıklamalar yapıldı. Sonuç olarak biz 2’nci olduk ve buna bakıyoruz. Son etapta da kıran kırana çok ciddi bir çekişme oldu. Son etap çok önemliydi, ben iki kere yoldan çıkmama rağmen en iyi zamanı yaptım, son etapta. Biraz hırs yaptık herhalde. Çok doğru bir şey değil ama yarış sırasında bunlar olabiliyor. Yoldan çıkmalarımız riskliydi, kalabilirdik de! Etabın bitimine 2-3 km kala, kopilotuma incar kayıtlarında ‘bu kadar risk alıyoruz ama finişi görememekte var işin sonunda’ dediğimi buna karşılık ‘devam et merak etme’ dediğini hatırlıyorum. Bu ikazımdan 30 saniye sonra sol tarafta toprak, sağ taraf uçurum olan bir noktada toprağa kafadan vurduk. Geri alıp devam edebildik. Ondan bir önceki spinde sağ taraftaki uçuruma doğru kaçtık, oradan da yine geri geri çıktık.
Yarış stresinde olabiliyor bunlar. Başkaca teknik arızalarımız da oldu, teknik ekibimiz bunları değerlendiriyor. Amaç elbette kazanmak ve başarılı olmak ama asıl amacımız dostlukları kırmak değil, önceliğimiz dostlukları sağlamlaştırmak. Biz, çok keyif aldık gerek Yağız gerek Diren gerek diğer bazı arkadaşlarla birlikte keyif aldık, bizim için iyiydi. Bolu’dan aklımda kalan, ödül töreninde Atatürk’ün veciz sözü ile başlamıştım ya, o sözün ne kadar önemli olduğunu yaşımız bugün 50 de olsa hayatta bazı şeyleri zamanla tanıyorsunuz, demek ki öğrenmek bitmiyor. Derler ya, ilim beşikten mezara kadar, hayatta daha öğrenecek çok şeyimiz var. Bununla ilgili gerekli dersleri çıkardık. Ben ne karakterimden ne duruşumdan hiçbir şekilde taviz vermiyor ve insanlara ne kadar samimi isem o şekilde devam ediyorum. Benim bir şiarım vardır, ben birinin arkasından konuşacaksam yüzüne karşı da konuşurum. Ben, ‘her zaman sözünün arkasında’ dedirten ve dedikoduya karşı olan bir insanım.
Baja Bolu sonrası son puan durumunu tam olarak bilmiyorum, ama ben Maraş yarışında bazı teknik nedenlerden dolayı yarışı bırakmıştım. Rakibimin bir yarışının puanının silinmesi halinde ki kural gereği şampiyonaya 5 yarıştan 4’ünden puan alınabiliyor, bu durumda bildiğim kadarıyla ben lider durumdayım ya da ikinci olabilirim. Bizim için öncelik sporcu için zeki ve çevikten önce ahlak geldiği için puantaj çok ilgilendirmiyor. Ben çıkıp keyfimi alıp geleceğim. Sıradaki yarışımız Bursa, ki Bursa da Baja’yı güzel yapıyor. Şampiyonlukta Bursa yarışında bayağı bir şeyler netleşecektir, iyi şeyler olur diye bekliyoruz. Herkes, gönlünün ekmeğini yer, öyle söyleyeyim.

Bir yanıt bırakın